Hepsaglik

Uyku Bozukluğu

Uyku Bozukluğu
Decrease Font Size Increase Font Size Yazı Boyutu Makaleyi Yazdır

Uyku bozukluğu

 

Kadın da erkek te hayatlarının muhakkak bir döneminde uyku bozukluğu yaşar. En akılda kalıcı şekliyle açıklamak gerekirse kadın anne olduğunda evladı yüzünden uykusuz geceler hatta uykusuz seneler geçirecektir. Erkekler ise vatan hizmetlerini yaparlarken nöbetleri olduğunda uykularının tatlı yerinde uykularından uyanıp vatan toprağını beklemektedirler.

 

       

Uyku bozukluğu genel hatları ile ele alındığında sadece organlara değil insan ruhuna çok zararı olan bir tür hastalıktır. Aileden aileye geçmesi ile ilgili henüz bir bulguya rastlanmamıştır.  Ancak dünyadaki nüfusun her 5 kişiden birinde görülen ABCC9 geni diğer insanlara oranla her gün yarım saat daha fazla uyumalarını gerektiren bir gendir. Ortalama olarak normal bir insanda 8 saat uyku yeterli olurken bu geni taşıyan insanlara uyku yeterli gelmemektedir.

 

Elektriğin mucidi Thomas Edison günde sadece 3 saat uyurmuş. Bunun sebebi kendisine sorulduğunda hep şu cevabı verirmiş. ‘Bizden çok yüzyıllar önce yaşamış mağara insanları bizim yerimize zaten uyumuşlar.

 

Leonardo Da Vinci bugün bilinen adıyla polyphasic sleep rahatsızlığına sahipmiş. Günde sadece 1,5 saat uyuyan Da Vinci her saat başında 15 dakika uyuyarak vücuduna gerekli olan enerjiyi depolarmış.

 

Aslında onun da az uyuduğunu düşünebiliriz. Atomu bulan izafiyet teorisi hala okunan Ünlü Fizikçi Albert Einstein’ dan bahsediyorum. Genelde 10 saat uyurmuş. Ancak önemli bir buluş üzerinde düşünmesi gerektiğinde 11 saat uyurmuş ki gördüğü rüyalar ona yardımcı olabilsin.

 

Bu kadar örnekten sonra uykunun vücudumuza salgıladığı hormondan bahsetmek istiyorum. Melatonin hormonu karanlık ortamda salgılanan vücudun dengesini ayarlayan bir hormondur. Biliyorsunuz tiroid bezi son yıllarda düzenli çalıştığı takdirde nerdeyse tüm vücuda yayılan etkisi ile kalp için, vücut ağırlığı için, beyin fonksiyonları ve kolestrol seviyesi için baş aktörlerimizden birisidir. Melatonin hormonu da ne kadar çok uyursanız üretimini arttıracağınız en azından dinlenmiş olarak uyanacağınız bir hormondur. Bu hormonun kanser hastalıklarında olumlu etkilere yol açtığını, anne sütünü çoğalttığını, depresyonla baş ettiğini, huzurlu uyanmanızı sağladığını vücudumuz oran vermek gerekirse % 80 efor harcıyorsa uyurken bu yüzdenin %10 a kadar düştüğü için vücudun kendini yenilediğini bu yüzden daha dinç uyandığımızı biliyor muydunuz?

 

Hepsinin ötesinde uyku bozukluğu ciddi boyutlara ulaşsa da kontrol altında tutulabilecek bir rahatsızlıktır. Bir kere gün aydınlığında yatmak yerine günle beraber uyanmalıyız. Yatmadan evvel en az 3 saat önce yemeyi bırakmalıyız. Midenin hazmedememesi uykusuzluğa sebep olacaktır. Ilık süt içmeliyiz. Midenize dokunuyorsa çok az şeker atabilirsiniz. Uyuyacağınız oda kesinlikle ışık görmemelidir. Işığınız açık yatıyorsanız vücut melatonin hormonu salgılayamaz. Odanız ne çok sıcak ne de çok soğuk olmamalıdır. Yatmadan önce kahve ve çay tüketmeyin. Kas gevşetme egzersizleri yapabilirsiniz.

 

Sonuç alamıyorsanız uyku bozukluğunuz hala devam ediyorsa en kısa zamanda doktorun yolunu tutmalısınız.

     
    hs-yorum  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir