Bebeğin kalp atışlarının artık “ Doppler “ adı verilen cihazla kolayca duyulabildiği hamileliğin 11. haftası itibari ile kalp atışları son derece hızlı atmakta ve dakikada 120 – 140 atış arasında olmaktadır. Aslında bebeğin kalbi çok uzun zamandır hızla atmaktaydı, ancak cihazla duyulabilecek seviyeye ancak erişebilmiştir. Gebeliğin 11. haftası, mide bulantısı, kusma ve halsizlik ile mücadele etmeye çalışan anne adayları için bebeklerinin kalp atışlarını ilk kez duyabilecekleri son derece keyifli ve moral veren bir hafta olmaktadır genelde. Tabii ki kalp atışlarının sesi duyulurken kalp aynı zamanda dört bölmeden oluşan düzgün bir organ haline geldi. Kalp atışlarını duymak ve rutin kontrollerin yapılması için hekim bebeği ultrason ile incelerken, gereken ölçümleri de yaparak gelişiminin yeterli olup olmadığını tespit edecektir. Gebelik 11. hafta görüntüsü ile bebeğin başının tepesinden kuyruk sokumuna kadar olan kısmı (baş-pop mesafesi / CRL) yaklaşık 5 cm civarında olmaktadır.

Fetüs, anne karnının içerisinde amniyon sıvısı adı verilen bir sıvının içerisinde yüzer. Bu sıvıyı yutar ve idrar olarak bırakır. Aynı zamanda plasenta da göbek bağına bağlanır ve bebeğin tüm ihtiyacı olan besinlerin mükemmel bir şekilde karşılanmasını sağlar. Hamileliğin 11. haftası sırasında anne adayları genellikle aşerme durumunu yaşamaktadırlar. Doktorlara göre aşermek, vücudun ihtiyacı olan besinleri hissettirmesidir. Ancak yine de hamilelik süresi boyunca bazı besinleri tüketmeye karşı duyulan aşırı isteğin sebebi hala tam olarak bilinememektedir. Bu arada fetüsün sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlayan C vitamini de hamilelik boyunca günde 80 ile 100 mg arasında mutlaka tüketilmelidir. C vitamini sayesinde fetüsün yeni hücreleri oluşur, kemikleri ve dişleri sağlıklı bir şekilde gelişir. Bu nedenle anne adayları C vitamini içeren besin tüketimine büyük bir özen göstermelidir. Portakal, brokoli ve çilek mükemmel C vitamini kaynakları olarak, sağlıklı besinlerdir ve hamilelik süresinde bol bol tüketilebilirler.

Hamileliğin 11. haftası süresince de rahim artık yavaş yavaş karından hissedilebilecek bir büyüklüğe ulaşmakta (gebelikte karın şişkinliği) ve pelvik kemiklerinin arkasından karın içerisine doğru tam olarak yerleşemediği için de bu süreçte annenin sık sık idrara çıkma ihtiyacının devam etmesine neden olmaktadır. Sık idrara çıkma ile birlikte bulantılar ve kusma da ilk günlerde olduğu kadar şiddetli olmasa da hala devam etmektedir. Ancak şiddeti azaldığı için annenin iştahı yavaş yavaş düzene girmeye de başlayacak, eğer kilo verdiyse hızla verdiği kiloları geri almaya başlayacaktır.

