F. İkiz

Antibiyotik Tedavisine Neden Probiyotikler Eklenmelidir?

Makale Düzeyi:  5 / 10
Düzey Filtrele: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
?
Decrease Font Size Increase Font Size Yazı Boyutu Makaleyi Yazdır
       

Antibiyotik Tedavisine Neden Probiyotikler Eklenmelidir?

 

 

probiyotik

Antibiyotiklerin etkileri iki tarafı keskin bir kılıca benzemektedir. Antibiyotikler bakteriyel enfeksiyonlarla etkili bir şekilde mücadele etmektedir (süper dirençli bakteriler dışında), ancak kadınlardaki vajina florası maya enfeksiyonuna karşı koruma sağladığından dolayı özellikle kadınlarda, antibiyotiklerin mikrobiyotaya verdiği ikincil hasarlar ihmal edilemeyecek düzeydedir.[1]

Antibiyotikler birçok hastalığın (kulak enfeksiyonu, Pnömoni, tonsillit, streptokok enfeksiyonu, ülserler …) sorumlusu olan kötü bakterileri öldürürken iyi bakterileri de öldürerek bağırsak, ağız veya vajina membranını fırsatçı patojenlere karşı korumasız bırakmaktadır. Bu da ishal, bulantı, tat alamama veya şişkinlik gibi gastrointestinal yan etkilere neden olabilmektedir. Dolayısıyla antibiyotik tedavisi reçete edildiğinde her zaman probiyotik tedavisi akla gelmelidir.[1]

Psödomembranöz kolit: antibiyotik tedavisi ile ilişkili yan etkilerin çarpıcı bir örneği

 

Psödomembranöz kolit, Clostiridium difficile adı verilen bir bakterinin neden olduğu kalın bağırsaktaki şiddetli enflamasyondur. Sıklıkla antibiyotik tedavisinden (klindamisin, linkomisin, ampisilin, penisilin, tetrasiklin ve kloramfenikol ile) sonra meydana gelmektedir.[1]

Antibiyotik tedavisine bağlı olarak mikrobiyotanın bozulması bakterilerin bağırsakta üremesine neden olarak enflamasyona yol açmaktadır.  Bazı nadir durumlarda, bu enflamasyon hastanın ölümüne neden olabilmektedir. Bu hastalık metronidazol adı verilen özel ve çok güçlü bir antibiyotik ile tedavi edilmelidir. Bu antibiyotik Clostiridium difficile‘i öldürebilmektedir ancak aynı zamanda birçok iyi bakteriyi de öldürerek ishal ve diğer istenmeyen yan etkilere neden olmaktadır.[1]

Bazı probiyotik suşları, bulundukları ortama antimikrobiyal maddeler salarak Clostiridium difficile‘in proliferasyonunu önlemektedir [3]. Çok az probiyotik türü antibiyotik ile ilişkili ishalin ve Clostiridium difficile proliferasyonunun önlenmesinde etkilidir:  Saccharomyces boulardiive Bacillus clausii bunlarda bazılarıdır.[1,2,3]

Antibiyotik ve yoğurt: Bilinen yanlış

 

Yoğurt doğal olarak Lactobacillus bulgaricus veya Streptococcus thermophiles gibi iyi bakteriler içermektedir. Bu bakterilerin görevi, yoğurdun kontaminasyonunun önlenmesi için laktozdan laktik asit fermantasyonu yoluyla süt ürününü korumaktır. Bu konuda kontrollü insan çalışması yürütülmediği için bu bakterileri tanımlamak için probiyotik terimi kullanılmamalıdır.[2]

Antibiyotik tedavisi sırasında yoğurt yemek aşağıdaki dört nedenden dolayı etkili değildir:

  • Yoğurt genellikle öğün sırasında tüketilmektedir, bu da yoğurdun midede birkaç saat boyunca kalması ve mide asiditesi nedeniyle mevcut olan bakterilerin çoğunun yok olması anlamına gelmektedir.[2]
  • Spor veya kapsüller içeren probiyotiklerin aksine yoğurtta asiditeye karşı korumasız canlı mikroorganizmalar bulunmaktadır.[2]
  • Yoğurt genellikle birkaç milyon ila birkaç milyar arasında değişen sayılarda bakteri içermektedir, bu da yoğurdu güvenilir olmayan iyi bakteri kaynağı haline getirmektedir.[2]

 

  • Yoğurtta bulunan bakteriler, Bacillus claussii gibi belirli suşların aksine antibiyotiklere dirençli değildir. Bu nedenle, bu bakteriler antibiyotik tedavisi sırasında ölerek yararlı etki gösterememektedir.[4,5,6]

 

  • Probiyotik takviyeleri 10 kata kadar daha fazla bakteri içermektedir, yani bir kişi ancak bir tabak yerine 10 tabak yoğurt yiyerek yeterli miktarda probiyotik almış olmayı umabilir.

 

Antibiyotik tedavisine doğru probiyotiğin eklenmesi yararlıdır ve ishal, şişkinlik veya maya enfeksiyonu gibi ilişkili yan etkilerin önlenmesine yardımcı olmaktadır.[1,7]

 

REFERANSLAR

 

[1] PUDDU M, et al. Clinical experience with Bacillus subtilis in children treated with antibiotics. Pediatria Internazionale 1980;6:1-6

[2] GUARNER F, et al. World Gastroenterology Organisation Global Guidelines: probiotics and prebiotics October 2011. J Clin Gastroenterol 2012 Jul;46(6):468-81.

[3] URDACI M.C, et al. Bacillus clausii probiotic strains: antimicrobial and immunomodulatory activities. J Clin Gastroenterol 2004 Jul;38(6 Suppl):S86-90.

[4] BOZDOGAN B, et al. Characterization of a new erm-related macrolide resistance gene present in probiotic strains of Bacillus clausii. Appl Environ Microbiol 2004 Jan;70(1):280-4.

[5] BOZDOGAN B, et al. Chromosomal aadD2 encodes an aminoglycoside nucleotidyltransferase in Bacillus clausii. Antimicrob Agents Chemother. 2003 Apr;47(4):1343-6.

[6] HONG H.A, et al. The use of bacterial spore formers as probiotics. FEMS Microbiol Rev. 2005 Sep;29(4):813-35. Epub 2004 Dec 16.

[7] NISTA E.C, et al. Bacillus clausii therapy to reduce side-effects of anti-Helicobacter pylori treatment: randomized, double-blind, placebo controlled trial. Aliment Pharmacol Ther 2004 Nov;20(10):1181-8.

 

 

 

 

     
    hs-yorum  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir