Hepsaglik

Meme Kanseri Risk Faktörleri, Belirtileri ve Evreleri

Meme Kanseri Risk Faktörleri, Belirtileri ve Evreleri
Decrease Font Size Increase Font Size Yazı Boyutu Makaleyi Yazdır
       

meme kanseri

meme kanseri

MEME KANSERİ

Meme kanseri; meme hücrelerinde başlayan bir kanser çeşididir. Dünya üzerinde akciğer kanserinden sonra en çok rastlanılan kanser türüdür. Erkeklerde de görülmekle birlikte her üç kadından birini tehdit eden bir hastalıktır. Meme kanserine en çok Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde rastlanılmaktadır. Kanser türlerinin tamamında olduğu gibi meme kanserinde de tedavi sürecinin olumlu sonuç vermesi için gerekli olan en önemli unsur erken teşhistir. Erken teşhis sonucu uygulanan tedavi yöntemleri ile hastalar %96 oranında iyileşme göstermektedirler. Her yıl 4.400 kadından biri meme kanserine yenilmektedir.

Meme kanserine karşı korunmanın en etkin yolu erken teşhistir. Meme kanserinin birçok tipi vardır. En sık rastlanılan türü ise “Duktal Karsinoma” adı verilen türdür. Bu tür meme kanserleri memenin süt kanallarında başlar. Meme kanseri hücreleri meme dışına yayılmaya başlamışsa, yayılma alanı koltuk altındaki lenfatik modüllerde daha sık görülür. Meme kanseri hücreleri; diğer lenf modüllerine, kemiğe, karaciğere ve akciğere de yayılabilir.

Meme kanserinin nedenleri tam bilinmemekle birlikte bazı faktörler meme kanserine yakalanma riskini arttırabilir. Bu faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ellili yaş ve üstünde yer almak,
  • Ailede daha önce meme kanseri geçirmiş kişilerin olması,
  • Daha önce diğer memede de kanserli hücre bulunması,
  • Adet görmeye on iki yaşından önce başlanmış olunması,
  • Daha önce hiç gebelik yaşanmamış olunması,
  • Adet görme halinin elli yaşından sonra da devam etmesi.

 

Meme kanseri genellikle tek hücrede başlar ama nedeni ve gelişim süreci kesin olarak tespit edilememektedir. Araştırmalar sonucu meme içerindeki bazı genlerin kanser riskini arttırdığı tespit edilmiştir. Bahsi geçen bu genler, aileden gelmiş olabilir ve hayat boyu her an etkisini gösterebilir.

Meme kanseri her bünyede farklılık gösteren bir vakadır. Meme kanserinin bulunduğu evre “Stage” adı verilen bir süreç ile tanımlanır. Bu evrenin bilinmesi tedavi yöntemi ve süreci açısından büyük öneme sahiptir. Meme kanserindeki erken teşhis yöntemleri, hastanın taşıdığı risk faktörlerine göre farklılık gösterir. Bu faktörlerin başında ise yaş unsuru gelmektedir. Meme kanseri genç yaşlara oranla ileri yaş grubunda bulunan kişileri daha çok etkilemektedir.

Yirmili yaş grubuna mensup kişiler, her ayın belirli bir döneminde kendi kendilerini muayene etmelidirler. Bu muayeneler sırasında genel meme dokusu dışında memede yumru ya da şişkinlik hissedilirse derhal hekime danışılmalıdır. Eğer herhangi bir bulguya rastlanılmamış olsa bile her üç yılda bir hekim tarafından uygulanan tetkikler yaptırılmalıdır.

Kırklı yaş grubunda bulunan kişilerde ise kendi yaptıkları periyodik tetkiklerin yanında her yıl bir defa doktor muayenesinden geçmeli ve iki yılda bir mamografi (meme filmi) çekilmelidirler.

Elli ve elli yaş üstü kişiler ise periyodik tedaviler yanında her yıl mamografi çektirmeli ve doktor muayenesinden geçmelidirler.

Meme kanserinin bir takım belirtileri vardır. Bunlar;

  • On beş günü aşkın süredir ele gelen sertlik veya kitle,
  • Deride kalınlaşma,
  • Şişme,
  • Renk değişikliği,
  • Meme başında kalınlaşma,
  • Kızarıklık ya da yara,
  • Memede ya da meme başında içe doğru çekilme,
  • Meme şeklinde değişiklik,
  • Meme başında akıntı,
  • Meme duruşunun farklılaşmasıdır.

Bu belirtilere rastlayan kişi derhal hekim kontrolünden geçmelidir. Hekim muayenesi ardından mamografi taraması, ultrason, ince iğne aspirasyon biyopsisi ve normal biyopsi yöntemleri ile kesin tanı konulur.

Meme kanseri çeşitli evrelerden meydana gelir. Bu evreleri şöyle sıralayabiliriz:

 

EVRE 1: Kanserli tümör 20 mm boyutundadır ve henüz küçüktür. Lenf bezlerine sıçramamış olan bu aşamada; meme koruyucu bir yöntem sayesinde lenf bezleri alınır. Daha sonra radyasyon tedavisi uygulanır. Bu tedavi yöntemine ek olarak Kemoterapi veya hormonoterapi uygulanmaktadır. Bir diğer tedavi ise “Mastektomi” adı verilen tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntemle kanserli hücre bulunduran meme yada lenf bezleri çıkarılır.

EVRE 2-A: Bu evre tümörün daha büyümüş ama henüz lenf bezlerine sıçramamış hali olarak belirtilir. Bu evrede tümör 20-50 mm arasındadır.

EVRE 2-B: 2-A evresinde olduğu gibidir. tümör bu evrede de henüz lenf bezlerine yayılmamıştır.

EVRE 2: Bu evrede; ilk evrede uygulanan tedavi yöntemleri geçerlidir. Ama tümörün boyutu artmış ve lenf bezlerine de sıçramış ise; uygulanan tedavi yöntemlerini desteklemek için Kemoterapi, hormonoterapi ve radyasyon (ışın) tedavileri de uygulanmaktadır.

EVRE 3-A: Bu evrede kanserli hücre yayılmış, lenf bezlerini ve göğüs dışı dokuları etkisi altına almıştır. Böyle bir evrede mastektomi yöntemi ile tedavi yöntemi seçilir. Bu yöntemde uygulanan cerrahi müdahale sonrası tedavi Kemoterapi ve hormon tedavisi ile devam eder.

EVRE 3-B: Bu evrede tümörün boyutu dikkate alınmaz. Kanserli hücre çoktan lenf bezlerine bulaşmış ve göğüs duvarına bağlanmıştır. Bu aşamada tümörün boyutunun küçültülmesi için Kemoterapi uygulanır ve tümör küçüldükten sonra lampektomi ve mastektomi adı verilen uygulamalar ile tedaviye devam edilir.

EVRE 4: Bu aşamada artık kanserli hücre sağlıklı dokulara da ulaşmıştır. Bu evrede sadece hastanın yaşam süresini uzatmak ve yaşam standardını arttırmak hedeflenir. Hastanın şikayetlerindeki artışa bağlı olarak mastektomi uygulanabilir.

Meme kanserinde mastektomi uygulanan hastalar için alınan meme yerine plastik cerrahi yöntemler ile yeniden meme ameliyatı mümkündür.

     
    hs-yorum  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir