Hepsaglik

Laktoz İntoleransı Nasıl Anlaşılır? Tedavisi Var Mıdır?

Makale Düzeyi:  3 / 10
Düzey Filtrele: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
?
Laktoz İntoleransı Nasıl Anlaşılır? Tedavisi Var Mıdır?
Decrease Font Size Increase Font Size Yazı Boyutu Makaleyi Yazdır
       

Genellikle süt alerjisi ile karıştırılan laktoz intoleransı, süt ve süt ürünlerinin vücutta hassasiyete neden olması durumu ile açıklanabilir. İnce bağırsakta bulunması gereken laktaz isimli enzimim yoksunluğu sonucunda laktoz intoleransı görülmektedir. Vücuda laktoz alımının sonrasında laktaz enziminin laktozu parçalaması görevi bu enzime aittir. Laktozun parçalanarak kana karışması sonucunda vücuda giren laktoz herhangi bir etkiye neden olmaz ve kişi kendini rahat hisseder.

Laktoz İntoleransı Nedenleri Nelerdir?

Farklı sebeplerden dolayı laktaz enzimi üretiminin düşmesine bağlı gelişen laktoz intoleransı beslenme şeklinin değiştirilmesi ile ortaya çıkabilir. Çeşitli bağırsak rahatsızlıkları ve çölyak hastalığı da laktaz enzimi üretimini olumsuz yönde etkilemesinden dolayı bu duruma neden oluşturabilirler. Pek çok hastalığın temel nedenlerinden biri olan kalıtımsal yatkınlık, doğuştan laktoz intoleransına neden olabilir. Ender görülen bir durum olsa da, genetik olarak yatkın bebeklerde laktoz intoleransının görülme olasılığı vardır. Doğuştan laktoz intoleransı sorunu olan bebeklerin laktoz bulunmayan mamalarla büyütülmesi gerekir.

Laktoz İntoleransı

Laktoz İntoleransı Belirtileri Nelerdir?

Süt ve süt ürünlerinin tüketilmesinin ardından mide ağrısı ve kusma gibi şikayetler ilk belirtiler arasında değerlendirilir. Ancak laktoz intoleransının belirtileri dikkate alınırken nedenlerinde doğru saptanması gerekir. Bu durumun süt ve süt ürünlerinden kaynaklandığından emin olmak için tüketilen süt ve süt ürünlerinin tamamen kesilmesi kesin teşhise yardımcı olacaktır. Şişkinlik ve gaz sorunu da süt ürünlerini tükettikten sonra laktoz intoleransının belirtileri arasındadır. İlerleyen yaşla birlikte bağırsaktaki laktaz üretimi oranının azalması, yaşlı kişilerde daha sık görülmesine neden olmaktadır. Yaşamı boyunca laktoz intoleransı terimini duymamış ve bu sorundan şikayetçi olmamış kişiler laktaz üretiminin yavaşlaması ile birlikte bu rahatsızlığa daha yatkın hale gelmektedirler.

Laktoz İntoleransı Risk Faktörleri Nelerdir?

Genetik faktörler ya da çeşitli etkenlerden dolayı bazı gruptaki kişilerde laktoz intoleransı daha sık görülmektedir. İnce bağırsakta bulunan bir enzimden kaynaklanmasından dolayı, incebağırsak rahatsızlıklarının laktaz enzim üretimini olumsuz etkilemesi bu rahatsızlığı tetikleyebilir. Diğer yandan kanser tedavisi sürecinde kullanılan ilaç ve uygulanan tedaviler, laktaz üretimin düşürür ve süt ürünlerinde bolca bulunan laktoza karşı hassasiyet oluşur. Yapılan araştırmalar sonucunda zamanından önce doğan bebeklerde de laktaz enziminin yetersiz üretilmesi sonucunda doğuştan laktoz intoleransına sahip olan bebekler de vardır.

Laktoz İntoleransı Tedavisi Nasıldır?

Laktoz intoleransı üzerinde araştırmaların sürdüğü bir rahatsızlık olsa da, laktaz üretiminin artırılmasının mümkün olmamasından dolayı laktoz intoleransının tedavisi mümkün değildir. Ancak  süt ürünleri tüketilmemesi konusuna dikkat edilmesinin yanı sıra probiyotik içeren gıdalar ile vücuda gerekli takviyeler yapılabilir. Doktor tarafından önerilen süt ürünleri diyeti ile bu rahatsızlığın etkilerini vücutta daha az hissetmek mümkündür.

Laktoz İntoleransı Olanlar Nasıl Beslenmeli?

Bu rahatsızlığın teşhisi konan kişilerin en çok merak ettikleri ve doktora yönelttikleri sorulardan biri de nasıl beslenilmesi gerektiği sorusudur. Ayrıca bu kişilerin süt ürünlerini tamamen bırakmanın sonucunda vücudun ihtiyacı olan kalsiyumun nasıl karşılanacağı önemli bir merak konusudur. Bu noktada kalsiyumun sadece süt ürünlerinde olmadığından dolayı diğer besinler yoluyla kalsiyum ihtiyacı karşılanabilir.

Düzenli ve belirli bir diyet çerçevesinde beslenmesi önerilen kişilerin laktoz intoleransı rahatsızlığının etkilerinden daha az etkilenmeleri için laktoz içermeyen gıdalarla beslenmeyi tercih etmeleri gerekir. Tedavisi mümkün olmasa da kontrol altında tutulması mümkün olan bir rahatsızlık olmasından dolayı hastaların hayatında çok fazla sorun teşkil etmemektedir.

     
    hs-yorum  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir