Hepsaglik

İftarda Bunları Yapmayın

İftarda Bunları Yapmayın
Decrease Font Size Increase Font Size Yazı Boyutu Makaleyi Yazdır
       

İftarda bunları yapmamalısınız!

Her sene televizyon programlarında, gazetelerde, köşe yazılarında hep bu konuya değiniyoruz. Doktorlar, diyetisyenler, konuya vakıf olan herkes bir şeyler anlatıyor. Bende bu furyada bir katkım olsun istedim.

Biz Müslümanların en hayırlı ayı Ramazan ayı evdeki sokaktaki esnaftaki hazırlıklarla beraber daha da şenlenir. Güllaçlar alınır, hurmalar alınır, pideler için kuyruklarda beklenir, hamarat ev kadınları marifetlerini döktürür, evler temizlenir, tanrı misafirleri ile sofralar bereketlenir, eski ramazan eğlenceleri mahallenizi coşturur, ramazan davulcuları ortaya çıkar, evler şenlenir.

Oruç vazifemiz nefsimizle, sabrımızla imtihanımızdır. Sadece yemeden içmeden kesilme değil düşüncelerimizi de kötülüklerden arındırma, gıybet etmeme, yalan söylememe, herkese yardım etme, çocukları sevindirme halidir.

Beslenme şeklimiz düşünüldüğünde sadece iki ana öğünden oluşan bu seneki ramazan ayımız iftar ile sahur arasında çok zaman aralığı olmaması dolayısıyla daha farklı geçmektedir. Belirtmek isterim ki iftardan spor yapmayı sevmiyor olsanız bile yarım saatliğine de olsa yürüyüşe çıkın. Tuttuğumuz oruç yaklaşık 16 saati geçtiği için akşam ezanını dört gözle bekler oluyoruz.  Çok merak ediyorum orucunuzu ne ile bozuyorsunuz? Su mu, hurma mı, zeytin mi, ekmek mi?

İlk tavsiyem sandalyenize kurulup sofranın tadını çıkarın. Gözünüz doysun. Sonra hızlı yemeyin demek olacak. Evet, biliyorum bunu söylemesi çok kolay uygulaması zor ancak denemeliyiz. Çünkü hızlı yemeniz hem midenizi hem de sizi yoracaktır. Metabolizma oruç tutulduğu takdirde çok yavaş çalışacaktır. Birden yemek yüklemesi yaparak kendimize iftarı zehir etmenin bir anlamı yok. Yaz olması dolayısıyla iftarda hemen hemen bütün masaları kızartmalar oluyor. Yemeyin yeseniz bile tadında yiyin. Tencere yemeklerimiz ne güne duruyor. Mideyi çiğköfte ile sakın mahvetmeyin. Asitli içeceklerde susuzluğunuzu gidermeye çalışmayın. Kandaki şeker seviyesi direk yükseleceği için ilerleyen zamanlarda vücudunuza zarar verecektir. Onun yerine su için. Yemeklerle beraber sizi tıkmasına izin vermeden yudum yudum içebilirsiniz. Bol baharatlı soslu fast food tarzında yiyecekler tüketilmemelidir. Limon çok tüketilmemelidir. Mide asidi arttıracağı unutulmamalıdır.

Bizim evin iftar sofraları hep mütevazı olmuştur. Felsefemiz her zaman tıka basa yemek yiyip kalkamayacak duruma gelme; yoksa bulaşıkları sen yıkarsın, oldu. Kendi halinizi gözünüzün önüne getirin. Oruçluyken ne kadar dinçsiniz. Çarşıya çıkıp alışverişimizi yapıyoruz. Yemeğimizi yapıyoruz. Otura kalka temizliğimizi yapıyoruz. Ayaküstü komşularla sohbet ediyoruz. Bir de şu sıcaklar olmasa her şey daha kolay olacak. Saatlerce sabrediyoruz da tadını çıkara çıkara yemeyi bilmiyoruz. Bir deyim vardır. Türk pişmesini bekler, soğumasını bekleyemezmiş. Bizi ne güzel özetliyor değil mi?

Gençliğimizde vücudumuza iyi bakmalıyız ki,  yaşlandığımızda bizi hastalıklara boğmasın. Hani hep yaşlandığımızda Allah’a daha yakın oluruz ya oysaki bilmeyiz sağlığımız sıhhatimiz izin verecek mi, ömrümüz yetecek mi diye.

Sağlıklı ve dengeli beslenmeye başlamamız için gençliğimizin elden gitmesini beklemeyelim.

 

 

 

     
    hs-yorum  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir