Hepsaglik

Depresyonun Üzerimizdeki Etkisi

Depresyonun Üzerimizdeki Etkisi
Decrease Font Size Increase Font Size Yazı Boyutu Makaleyi Yazdır
       

Depresyonun insan fizyoloji ve psikolojisi üzerindeki etkisi

Tıp bilimi depresyonun genetikle alakalı olduğunu ispatladığından beri bizim evde herkes birbirine sanki daha bir kibar daha bir anlayışlı yaklaşır oldu. İlk önce şunu kabul edelim millet, hepimiz akıllı delileriz. Kabul ettiniz mi? Tamam şimdi yazmaya başlayabilirim.

Çok basit bir anlatımla depresyon miskinliktir. Hayattan keyif almak için sebebinin olmadığını düşünen sadece nefes aldığı için dua eden insanları unutan, iç sıkıntısından muzdarip, sürekli uyuma hali, kafasını toparlayamadığı için unutkanlık, kendini dinleme, serseri mayın gibi ortada gezinme halidir.

Anne karnına düşüp dünyaya gelene kadar ne badireler atlatıyoruz. Düşünün bir kere anne karnında büyüdüğümüzde hiçbir zaman dinlemeyeceğimiz klasik müzik dinliyoruz. Bize faydası var diye anneye zorla brokoli, enginar, lahana yediriyorlar. Birileri seni bazen ve uykunun en güzel yerinde dürtüp uyandırıyor. Anne karnında büyüdükçe yerin daralıyor, hele bir de yanında dışardan ikiz dedikleri ve senin her türlü yerini daraltacak biri varsa dünyaya bağır bağıra gelmen çok ta anormal bir şey değil. Oh çok şükür kurtuldum o küçücük yerden deyip hayata başlıyorsun.

İlk yıllarda sıkıntı yok ağlayarak derdini anlatıyorsun herkes etrafında pervane oluyor, arada millet kaybolup evdeki diğer küçük adamla ilgilendikleri için arıza çıkarıyorum ama çabuk geçiyor.

Okula başlıyorsun tamam iyi güzel fena değil de bu sınıf çok kalabalık okumayı sökmek mümkün değil ortama ayak uydurmak gerekli mi? Bence değil

Sen artık büyüdün kocaman oldun diyorlar. Alt tarafı boyum uzadı bu durumu bu kadar büyütmeye gerek yok sanıyorum ama işler hiç de öyle gelişmiyor. Ergenlik adını verdikleri bir duruma giriyorum. Düşündüğümle yaptığım söylediğimle uyguladığım birbirini hiç tutmuyor. Sevdiğim sevmediklerimle karışıyor. Düzenli dengeli yaşayan insanlara o yaşta hayranlık yok doğru kelime kıskançlık beslemeye başlıyorum. Hayat yüklerini sırtıma fena dayamaya başladı. Okul üniversite iş hayatı derken kendime vakit ayıramamaya eskiden neden mutlu olduğumu hatırlamamaya başlıyorum. Ben kimim? Bu hayattaki amacım ne? Ben gerçekte hiç mutlu oldum mu?

 Depresyondayım. Öyle dediler. İnandım mı? Cevabım korkutucu ama evet. İnsan beyni ne garip yaşadığım hissettiğim ne kadar mutlu an varsa hepsi silindi. Avucumu açıp baktım. Acı kalmış. Baş edemeyeceğimi sandığım kedere batmışım. Sigaraya başladım, sonra alkole sonra elime ne geçerse. Uyandığımda kendimi nerede olduğumu hatırlayamadığım yerlerde uyandım. Kalp kırdım, insan kullandım, kavga ettim, çok pis sopa yedim. Ve bir gün gözümü hastanede açtım daha doğrusu gözüme bir yumruk yediğim için sadece aralayabildim. Yanımda 5-6 yaşlarında bir ufaklık. Hiç konuşmadık. Sustuk ve birbirimizi dinledik.

 Depresyondayım. Böyle bir şeye hakkım yok. Kendime yardım etmeyi öğrenmem için önce başkalarına yardım etmeliyim.

Ben insanım. Hata yapmayı daha da önemlisi hatalarımdan ders çıkarmayı seviyorum.

 

     
    hs-yorum  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir