Hepsaglik

Amipli Dizanteri nedir? Nasıl bulaşır?

Amipli Dizanteri nedir? Nasıl bulaşır?
Decrease Font Size Increase Font Size Yazı Boyutu Makaleyi Yazdır
       

AMİPLİ DİZANTERİ

Amipli dizanteri; Entamoeba histolytica tarafından oluşturulan, intestinal ve ekstraintestinal tutulumlar yapabilen, hafiften ağıra kadar değişen çeşitli formlarda kanlı mukuslu ishalle seyreden bir enfeksiyon hastalığıdır.

Etiyoloji

Entamoeba genusunda yer alan E.histolytica, insanda hastalık yapması nedeniyle tıbbi önem taşıyan bir protozoondur. E.histolityca’nın tüm kökenleri patojen değildir. patojen ve apatojen E.histolityca suşları analizlerle ayırt edilebilmektedir.

E.histolytica‟nın insan vücudunda trofozoitler, kist, prekist, metakist ve metakistik trofozoit formları vardır. Trofozoitler, ekto ve endoplazmadan oluşan yalancı ayaklar (pseudopod) ile hareketli formlardır. Ektoplazma şeffaf ve homojen, endoplazma ise granüllü bir yapıya sahip olup ektoplazmadan çıkan pseudopodlar eldiven parmağı şeklinde dar ve uzun görünümdedir. E.histolytica‟nın esas konağı insan olup, ara konağı yoktur.

E.histolityca kistleri kurumamış gaytada 12 gün, suda 1 ay canlı kalır. Kuruluğa ise uzun süre dayanamaz. Donmaya dayanıklı iken 50°C’de aktivitesini kaybeder. Klorlamaya dayanıklıdır.

Epidemiyoloji

Amibiyazis, özellikle gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sağlık problemidir. Yetersiz alt yapı, hijyen kurallarına uyulmaması ve su kaynaklarının yetersizliği gibi nedenler bulaşında etkili olmaktadır. Ülkemizde bu enfeksiyonun sıklığı bölgelere göre değişiklik göstermekle birlikte akut ishallerin %5-10‟undan sorumlu olduğu bildirilmektedir.

Bulaşma kistlerin besinler ve su yardımıyla oral yolla alınmasıyla olur. Lağım sularının sebzelerin sulanmasında kullanılması hastalığın yayılmasında etkilidir. En önemli kaynak asemptomatik taşıyıcı insanlardır. asemptomatik taşıyıcıların dışkıları ile atılan kistler bulaşı sağlar. Bulaşma kişiden kişiye de olabilir. Ayrıca böceklerin de bulaşta rol oynadıkları düşünülmektedir.

Patogenez

E.histolytica‟nın oral yolla alınan 4 nükleuslu kistleri mide asidine dirençlidir. Bağırsağa ulaşan kistlerin kalın barsakta trofozoit formuna dönüşür. Amibiyazis en çok çekum, çıkan kolon, apendiks ve sigmoid kolonda yerleşir. Kalın barsakta kronik lezyonlar oluştururlar. lezyonlar farklı derinliklerde olup kalın barsağı boylu boyunca geniş şeritler halinde sarma eğilimindedirler. Oluşan ülserler tipik olarak yüzeyde dar, aşağı tarafta daha geniştirler. İleri dönemde sklerozlar oluşarak barsak duvarında kalınlaşma, sertleşme ve lümende daralmaya sebep olabilirler. Barsakta “ameboma‟ olarak isimlendirilen iri poliplerin oluşumuna neden olabilirler. Kan yolu ile karaciğere veya diğer organlara ulaştığında önce küçük mikroabseler oluştururlar.

Klinik

Amibiyazis klinik olarak intestinal veya ekstraintestinal tutulumla çeşitli formlarda hastalığa neden olabilir. İntestinal tutulumda; asemptomatik enfeksiyon, semptomatik noninvaziv enfeksiyon, akut rektokolit (dizanteri), fulminan kolit (perforasyonlu), toksik megakolon, kronik nondizanterik kolit, ameboma ve perianal ülserasyon şeklinde tablolar oluşturabilir. Ekstraintestinal tutulumda ise; karaciğer absesi (peritonit, perikardit veya ampiyemle komplike olan veya olmayan), akciğer absesi, beyin absesi ve genitoüriner enfeksiyon şeklinde tutulumlar yapabilir.

İnkübasyon süresi birkaç gün ile birkaç ay arasında değişir (ortalama 7-14 gün). En sık rastlanan hastalık formu asemptomatik enfeksiyondur (% 90). asemptomatik enfeksiyonda kişi sıklıkla hiç bulgu vermez veya belli belirsiz şikayetleri olur. Bu kişilerde ishal görülmez ve dışkı ile kistleri çevreye yayarlar.

Akut amipli dizanteri daha az görülen bir hastalık formudur. Ani başlangıç gösterir. Bu hastalarda göbek çevresinde ve özellikle sağ alt kadranda karın ağrısı, karında kramplar, tenezm olur. Hastanın dışkılama sayısı fazla olup gaita miktarı azdır. dehidratasyon bulguları ve kilo kaybı izlenebilir. Daha nadir olarak ateş, bulantı, kusma görülür. Dışkı sulu, şekilsiz olup kan ve mukus içerir. Bu olgularda tipik olarak dışkıda kan gaita ile karışıktır ve mukus berrak, şeffaf görünümdedir. Fizik muayenede batında göbek çevresi ve altında hassasiyet olurken barsak seslerinde artış saptanır. Bazen turgor tonusunda azalma ve ateş de izlenebilir.

Kronik amipli dizanteri ise sinsi başlar ve hastada ara ara olan ishal, karın ağrısı ataklarına neden olur. Günde birkaç defa olan pis kokulu bazen kan ve mukus içeren dışkılama öyküsü vardır. Bu hastalarda ishal dönemleri arasında dışkı şekilli olup bazen kabızlık bile görülebilir.

Fulminan kolit nadir görülen bir durum olup steroid kullanımı, kötü beslenme, gebelik ve çocuk yaşta olma bu duruma zemin hazırlar. Bu hastalarda ateş, yaygın karın ağrısı, hipotansiyon, peritoneal irritasyon bulguları, diyare ile lökositoz bulunur.

Ameboma, kolonun anüler bir lezyonu olup kolon karsinomlarına benzer. Hastalar hiçbir bulgu vermeyebilir veya ara ara ishal atakları ve hafif bir karın ağrısı ile kendini gösterir. Karaciğer amip absesi gelişimi varsa o zaman titreme ile yükselen ateş, karaciğer enzimlerinde ve bilirübin düzeylerinde artış görülür.

Tanı

Gaitanın mikrobiyolojik olarak değerlendirilmesinde; makroskopik olarak kanlı mukuslu görünüm mevcuttur. Kan ve gaita karışık olup mukus, parlak ve şeffaf görünümdedir. Gaita çilek jölesi görünümündedir. Direk mikroskopik incelemede ekto ve endoplazması ayırt edilebilen ve pseudopod ile hareketleri taze gaitada izlenebilen amip trofozoitleri, ve bol eritrosit az lökosit görülür. Tanıyı dışlamak için dışkı incelemesi 3 kez yapılmalıdır. Amibiyazis tanısında kültür yöntemi pratik değildir. Çünkü özel besiyerine ihtiyaç duyar. Oysa direk mikroskopi tanı için yeterlidir

Komplikasyonlar

Amipli dizanterinin komplikasyonları; peritonit, apandisit (amipli tiflit), invaginasyon, mesane ile sigmoid kolon fistülleşmesi, obstrüksiyon, kolon perforasyonu ve rektal granülomlar olarak sayılabilir. komplikasyonların tedavisinde cerrahi ve antibiyotik tedavileri birlikte uygulanır.

 

Yrd. Doç. Dr. Şua SÜMER

 

Bu makale Selçuk Tıp Fakültesi Enfeksiyon ABD başkanı Prof. Dr. Onur Ural ve saygı değer hocalarımızın izni ile yayınlanmıştır. İzinsiz ve kaynak belirtmeksizin yayınlanamaz. [ Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji ]

     
    hs-yorum  

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir