F. İkiz

ACİL SERVİSTE BUNLARI YAPMAYIN

Makale Düzeyi:  4 / 10
Düzey Filtrele: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
?
ACİL SERVİSTE BUNLARI YAPMAYIN
Decrease Font Size Increase Font Size Yazı Boyutu Makaleyi Yazdır
       

Herhangi bir neden dolayı kendiniz veya bir yakınınız hastalanmış olabilir ve kendinizi hastanelerin Acil servisinde bulmuş olabilirsiniz. Acil serviste yapılması ve yapılmaması gereken, nelere dikkat etmeniz konusunda sizlere bilgi vermek için bu yazıyı yazma gereği duyduk. Önce kısa tanımlardan ve endikasyonlar bahsedelim. Daha sonra hasta – doktor ilişkilerinden bahsedelim. Yazının amacı herhangi bir kesimi haklı çıkarmak değil, olayın iç yüzünü ve aslını bir doktor, bir sağlık çalışanı gözüyle anlatmaktır.

HASTANELERİN ACİL SERVİSİ NEDİR, NE DEĞİLDİR?

 

Şunu belirtmek gerekir ki gereksiz başvurular acil hekimini yorar ve boş yere meşgul eder. O anda gerçekten ihtiyacı olan aciliyet teşkil eden durumu olan bir hastanın müdahalesine veya değerlendirilmesine engel olmuş olabilirsiniz. Ayrıca gerçekten aciliyeti olan bir hasta yoğun sıra olduğu için beklemek zorunda kalmış olabilir. Aciliyet teşkil etmeyen vakalar için Acil servise değil polikliniğe veya aile hekiminize başvurmanız gerekir. Örnek vermek gerekise boğaz ağrıları, grip, nezle, burun akıntıları, hafif şiddetteki bulantılar aciliyet teşkil etmez. Ayrıca acil servisler ilaç yazdırma birimi değildir. İlaçlarınız bitmeye yakın aile hekiminize başvurmanız gerekir. Acil serviste ilaç yazdırmak için kuyruk oluşturmak, muayene bekleyen; aciliyeti olan hastaların muayenesini ve işlemlerini geciktirebilir. Bu ve bunun gibi şikayetlerin değerlendirme yeri Acil servisler değil, poliklinik veya aile hekimliğidir. Diğer taraftan mutlaka doktora başvurmanız gerekiyor ve poliklinik saatleri dışında doktor görüşü almanız gerekiyor ise mutlaka triaj kurallarına riayet edilmelidir.

 

DOKTORUN İŞİNE ASLA KARIŞMAYIN

 

Acil serviste yapılan en büyük hatalardan biri de doktorun işine karışmak, tedavi şeklini beğenmemek veya belli tedavi şekli için doktoru yönlendirmeye çalışmaktır. Unutmayın ki doktor, tedavi şekli ve ilaç kullanımı açısından yıllarca eğitim almış kişidir. Doktorun işine karışmak, yönlendirmelerde bulunmak gereksiz münakaşalara neden olabilir. Eğer gerçekten belli bir tedaviye veya ilaca ihtiyacınız varsa doktorunuz zaten o tedaviyi, uygun gördüğü şekliyle verecektir. Gereksiz uygulamaların bünyenize zarar verebileceğini unutmayınız. Sizin üzerinize düşen vazife; hastalığınızı, semptomlarınızı, kliniğinizi ve hastalığınızla ilişkili tüm durumları en net şekliyle doktora anlatmaktır.

 

“DOKTOR BEY/HANIM, BİR SERUM MU TAKSAK?”

 

Bu cümleyi kullanmak, işine karıştığı gerekçesi ile doktorunuzu irrite edebilir. Doktor aldığı eğitim ve tecrübelerin bir sonucu olarak hangi hastaya serum takılması gerektiği, hangi hastanın seruma ihtiyacı olup olmadığını anlayabilir. Ayrıca serum takma, invaziv (girişimsel) bir işlem olup ancak endikasyon çerçevesinde başvurulması gereken bir yöntemdir. Doktorunuz gereksiz yere damar yolu açılıp, i.v girişime bağlı komplikasyon oluşmasını istemez. Ayrıca gereksiz yere damaryolu açmak hem hastane persolinde iş gücü kaybına neden olur, hem de hastanın bizzat kendisi için eziyettir. Bazı hastaların damar yolu zor bulunur ve defalarca kez deneme yapılmasına neden olabilir. Bu bağlamda endikasyon dışı gereksiz serum takılması hastalar için de eziyetter. O yüzden doktorunuz bırakın işini yapsın. Acil gibi stresli ve yoğun bir ortamda “Bir serum mu taksak?” ifadesinin karşıdaki doktoru sinirlendirebileceğini, ters tepebileceğini unutmayınız. Acil birimde genellikle serum kapmak için en çok sarfedilen cümleler şu şekildedir:

– Hocam bir serum mu taksak?
– Geçenlerde de böyle oldum, bir serum taktılar çok iyi geldi. Kendime geldim.
– Hocam bizimkisi serum yemeden geçemez.
– Hocam bir takviye yapsak.
– Serum taktırmaya geldik.

Bu cümleler doktorunuzun işine karışmak olur. Serum ancak endikasyon çerçevesinde takılır. Muayene sonucu doktorunuz serum ihtiyacı ön görmedi ise zaten takmayacaktır. Israrcı olmanız ancak vakit kaybına hatta gereksiz tartışmalara neden olacaktır. Ayrıca serumun ne gibi komplikasyonlara neden olabileceği aşağıda detaylı olarak anlatılmıştır. Serumun içerisine katılan ilaçların genellikle hastalığı tedavi edici iksirler olmadığını, ancak geçici süreliğine semptomları hafiflettiğini unutmayınız.

   Serum Nedir?

Serum takma işlemi; damar yolu açılarak, tuzlu veya şekerli bir su içerisinde çeşitli ilaçların hazırlanması ve damaryolu aracılığıyla vücuda gönderilmesi işlemidir. Bu işlem; oral veya i.m (adele içi enjeksiyon) olarak gönderileyemen, mutlaka damaryolu ile hızlı bir şekilde vücuda ilaç gönderilmesi gereken durumlar için kullanılır. İlaçların içinde konduğu serum sıvısı, bildiğiniz tuzlu veya şekerli sudan hemen hemen hiç bir farkı yoktur. Genel olarak ilaçları damardan, ağızdan veya i.m enjeksiyon şeklinde almaktan hiç bir farkı yoktur (özel durumlar hariç). Doktorunuz serum yerine iğne yaptırmak isteyebilir veya bir ilacı oral yoldan vermek isteyebilir. Doktorunuz önerisine uyunuz ve serum konusunda ısrarcı olmayınız.

   Serum takmanın zararlı var mıdır?

Evet. Her işlemde olduğu gibi serum takmanın da komplikasyonları mevcuttur. Serum i.v bir girişim olup, beraberinde çeşitli komplikasyonları da içerir. Bunları kısaca şöyle özetleyelim:

* Damar yolu enfeksiyon kapabilir. Sepsis denilen tablolara yol açabilir. Günlerce hastanede tedavi olmanızı gerektircek olumsuz durumlar meydana gelebilir.
* Damar patlayabilir. Uygulama yeri ağrılı, şiş, morarmış olabilir.
* Serum sıvısı extravaze (damar dışına kaçma) olabilir. Bu durum kolda şişlik ve ağrıyı da beraberinde getirebilir.
* tromboflebit denilen tablo meydana gelebilir.
* Kanamalar
* Sinir zedelenmeleri
* Damarın tıkanması veya zarar görmesi.
*Pıhtı atması
*İlaç allerjisi
*Solunum durması
*Anaflaksi, ani ölüm

O yüzden serum takılması ancak lüzum halinde olmalıdır. Zorla serum taktırmaya çalışılmamalıdır.

 

DOKTOR YEMEK Mİ YERMİŞ? ÇAY – KAHVE Mİ İÇERMİŞ?

Evet sağlık personeli ve doktor yemek de yer, çay – kahve de içer. Acil birimlerinde nöbetlerin genellikle 24 saatlik şeklinde tutulduğunu unutmayınız. 24 saat boyunca Acil servis gibi hem fiziksel, hem de psikolojik olarak yorucu bir ortamda doktorun yemek yemeden, su içmeden çalışması beklenenemez. Özellikle küçük ilçe acillerinde doktorların tek olarak nöbet tuttuğunu unutmayınız. 24 saatlik yorucu bir serüvende hastaları sağlıklı bir şekilde muayene edip, dinç bir kafayla reçete yazabilmek için doktorunuz kafein ve teofilin içeriği yüksek olan, zinde tutucu içeçekler (çay, kahve) içiyor olabilir. “Biz burada bekliyoruz o çay içiyor,” gibi ifadelerin haksız yere itham olabileceğini unutmayınız. Belki doktor 10 saattir birşey yiyip içmedi ve siz onu 11. saatte yakaladınız? Kan şekeri düşmüş, aç, sinirli bir doktorun ettiği muayene veya yazdığı reçeteden ne derece şifa beklenebilir? O yüzden bu konuda mutlaka anlayışlı olunmalıdır. Doktorunuz ayrıca insani temel ihtiyaçlarını gidermek için görev yerini terketmiş de olabilir. Durumu gerçekten sıkıntılı olan bir hasta var ise zaten doktor işini gücünü bırakıp anında müdahale edecektir, doktora anında ulaşılacaktır.

 

BEKLETİLDİĞİNİZ İÇİN ASLA SİNİRLENME, KAPI TEKMELE, SÖZEL VEYA FİZİKSEL ŞİDDETTE BULUNMAYINIZ

şiddete hayır

Doktor sayısının yetersiz olduğu durumlarda hasta alımı triaj usullerine göre belirlenir. Örnek vermek gerekirse; içeride hayati tehlikesi olan, durumu kritik, vitalleri unstabil olan bir hasta mevcut ise doktorunuzun önceliği o hastadır. Ayrıca kalbi durmuş bir hasta mevcut ise öncelik onundur ve doktorunuz o hastayı öncelikle değerlendirmek, tedavi etmekle yükümlüdür. Bu tür hastalar mevcut iken gereksiz yere tartışmalara girmenin hiçbir getirisi olmayacaktır. Diğer taraftan sözel veya fiziksel şiddette bulunmak ancak kendinize zarar verir. Hastanelerde sağlık çalışanlarına yönelik sözel veya fiziksel şiddete yönelik beyaz kod sistemi kurulmuştur. Bu tür eylemlerin ciddi hukuksal sonucu olabileceği, bir anlık öfkelenmenin pahalıya mal olabileceği asla unutmayınız.

 

AMBULANS TAKSİ DEĞİLDİR

 

Ambulans hizmeti yanlızca gerektiği durumlarda, doğru endikasyon çerçevesinde kullanılmalıdır. Aynı şekilde ambulanslar sevk zincirini de sağlamakla görevlidir. Hayati tehlike, ciddiyet arz eden durumlarda ambulans çağırırız. Ekip bize ilk müdaheleyi yapmak ve/veya en yakın sağlık birimine ulaştırmakla yükümlüdür.

Gereksiz yere ambulansları meşgul etmek, ambulansları taksi veya ulaşım aracı olarak kullanmak vebaldir. Bir ambulansı gereksiz yer meşgul etmek, o anda gerçekten ihtiyacı olan bir hastanın ilk yardımını ve hastaneye ulaştırılmasının gecikmesine neden olabilir. Örnek vermek gerekirse grip için ambulans çağırmak, o anda kalp krizi geçiren başka bir hastanın tıbbi müdahalesini geciktirebilir. Aynı şekilde hastaneden eve ulaşım amaçlı ambulans istemek doğru değildir.

 

DÜZGÜN İLETİŞİM, DÜZGÜN TEDAVİYİ DE BERABERİNDE GETİRİR

Hastane iletişim, saygı çerçevesinde doktorunuzla doğru iletişime geçmek, hastalığınızın niteliğin ve semptomlarını sade bir şekilde anlatmak doğru tanı – tedavi basamaklarını da beraber getirir. Hoşunuza gitmeyen bir durum mevcut ise saygı çerçevesinden uzaklaşmadan karşıdaki doktor veya çalışanın neden böyle davrandığını sorun veya anlamaya çalışın. İletişimle işleri çözmeye çalışmak aradaki yanlış anlaşılmaların önüne geçecektir.

 

RAPOR İÇİN ISRARCI OLMAYIN

 

Hastalığınızın iş yapmanıza engel teşvik edecek düzeyde olduğunu düşünüyorsanız bunu doktorunuza iletip rapor isteyebilisiniz. Doktorunuz rapor için endikasyon olduğunu düşünürse rapor verebilir. Buradaki püf nokta rapor isteğiniz reddedilirse rapor konusunda ısrarcı olmamaktır. endikasyon dışı rapor vermek doktor için de olumsuzluklar doğurabilir. Rapor isteği reddedilirse ısrarcı olmamaya önem gösterin. Aşırı ısrarcı olmak tartışmalara hatta kavgalara neden olabilir.

 

PEKİ HAKLIYSAM?

 

Saygı, iletişim kurallarına riayet ettiyseniz, doktorunuzla düzgün iletişime geçtiğiniz halde tedavi zincirinde veya çeşitli hizmetlerde eksiklikler farkettiyseniz hakkınızı arayabileceğiniz hasta hakları birimleri veya şikayet kutuları hastanelerde mevcuttur. Burada dikkat edilmesi gereken konu gerçekten haklı olduğunuzu düşünüyorsanız bu birimleri kullanmanızdır. Bu birimlerin suistimal edilmesi doğru değildir. Örnek vermek gerekirse “Bir serum bile takmadı,” şeklinde bir şikayette bulunulamaz. Serum konusuna yukarıda detaylı olarak değinilmiştir. Diğer taraftan doktor hastayı muayene edip önerilerde bulunduysa ve reçete vererek taburcu etti ise “Benimle hiç ilgilenmedi, muayene bile etmedi,” gibi şikayetler sonuç getirmeyecektir. Doktor sizi muayene edip değerlendirdi ise ve bunu belgelerse (genellik order örnekleri hastanede saklanır) iftira davası şeklinde karşı dava açabilir. Bunların dışında hizmet aksamaları veya eksiklikler için bu birimlere başvurmanız yeterlidir.

 

Bu yazımızda sizlere Acil ortamının iç yüzünü anlatmaya çalıştık. Umarım faydalı bir çalışma olmuştur. Sağlıklı, sıhhatli bir yaşam dileğimle…

 

Dr. Fatih İkiz

 

 

     
    hs-yorum  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir